Post-Human Bağlamında I AM MOTHER

I am Mother filmine gelin bir de bu gözle bakalım!

Post-Human Bağlamında I AM MOTHER
Reklamlar
Reklamlar
Reklamlar

I Am Mother Filminin Post-Human Kavramı İle Çözümlenmesi

 Filmin Konusu ve Genel Bakış

I Am Mother, bir robot tarafından büyütülen genç kızın hikâyesini konu ediniyor. Dünya büyük bir yıkımın ardından ileri teknoloji içeren Nüfus Yenileme Tesisi’nde nüfusun tükenmesinden sonra geçen günlerin ardından Anne adı verilen robot tarafında bir embriyonun suni rahime koyularak, doğumu ile insan sayısının 1 olduğu an ile başlamaktadır. Diğer bir yandan 63.000 tane embriyo tesiste yer almaktadır. Bu tesis ileri teknolojinin bir üretim noktası ve planlanmış yaşam alanı olduğu bellidir. Filmin bu giriş sahnesi post-modern dönemin teknolojik anlayışının getirisi olan embriyo dondurma ile başlamakta ve gelişecek serüvenin hangi minvalde ilerleyeceğinin ilk mesajını izleyicide oluşturmaktadır. Bunun hemen ardından bilgisayar ekranının arka planında geri sayım eşliğinde kız çocuğu dünyayı gelmekte ve robot tarafından klasik anne – kız yetiştirmesinde olduğu gibi büyütülmesini izlemekteyiz.

Robotik teknoloji ve uzay teknolojisi alanında yaşanılan gelişmelerle beraber dünyanın düzeni artık değişmektedir. Dünyanın seyrine insanlar kadar robotlarda karar verici olmaya başladıklarında insanların iyiliğinin korunması gerektiğini düşünen yapay zekalar mantık düzlemlerinde insanlardan çok farklı kararlar alarak, gerekirse de insanlığın sonunu getirmek pahasına da olsa bu kararlarını alacaklardır. Filminde ilk sahnesi olan uzun yıllardır bir nüfusun olmaması. Bu insanlığın yıkımının sonucu mu yoksa yapay zekanın bir ürünü mü olduğunu filmin ilerleyen kısımlarında öğreniyoruz. Bu kısımda ise filmde apokalips bir mekana dahil oluyoruz. Dinsel terminolojide “kıyamet” kavramına denk düşmektedir. Var olan düzenin sona ermesi, amacını taşıması anlamına eş düşer. Başka olan, yeni olan ve alışık olduğumuzdan daha teknolojik bir dünyaya film başlar başlamaz adım atmaktayız. Filmde bizlere tasvir edilen şey, yeninin modern olmanın verdiği motivasyon ile insan geleceğe odaklanır. Böylelikle felaketin mekânsal gerçekliğini ardında bırakarak, o felaketin küllerinden yeni bir dünya inşa eder. (apokaliptik) İnsanın bu eğilimi için tanımlanmış kavram ise anastilosis’tir. Tam da bu kavramlar üzerine bilim-kurgu metin ve senaryolarında “yeni dünya” tanımı yer almaktadır. Bilim-kurgu filmlerinin kendine özgü yapılarında, son ile yeniden başlangıcı bizlere vurgulayan giriş sahnesi ile filmimiz başlamaktadır. Anne rolünde ana karakterimiz robot ve onun kızını görmekteyiz. Modern dünyanın anlatılarından kopamayan bu başlangıçta alışık olduğumuz ve modern zamanların eğitim anlayışı ile Anne, kızını yetiştirmektedir. Her çocuk gibi oyun ve arkadaş edinme, sosyalleşme ihtiyacı vardır.

İlerleyen sahnede artık kız çoğunu değil, bir genç kızı görmekteyiz. Filmin başından beri düzenli olarak aynı eğitim disiplininde belli dersleri almaktadır. Üniformayı anımsatan kırmızı tulumu ile çocukluğundan itibaren her gün sınıf ortamında ders almaktadır. Kişisel gelişimi Anne’si tarafından her gün not edilmektedir.

Anne kızını doğduğu andan itibaren bir sınava hazırlamaktadır. Bu sınavın ne kadar önemli olduğunu vurgular. Sınavdan önceki ders etik ile ilgili diyaloglar içermektedir. Kız da sınavına hazırdır. Sınava gireceği anda dışarıda duyduğu gürültü dikkatini dağıtır ve gürültünün geldiği kısma doğru ilerler. Dışarıda başka bir kadınla karşılaşınca çok şaşırır. Annesinin kızacağını bilse de onu tesise alır ve saklar. Başka bir insan ile tanışmanın mutluluğu ve şaşkınlığı arasındadır. Anne yalan söylemektedir. Kadın vurulmuştur yardıma ihtiyacı vardır. Kız da onu içeriye aldıktan sonra revirden gerekli malzemeleri almak için yalnız bırakır. Bu esnada Anne, Kız’ın sınavını kontrol etmek için dersliğe gider. Kız’ı bulamayan Anne, tesis içinde kızı aramaya başlar. Kız Anne’nin kendisini aradığını duyunca endişeye kapılır ve saklanır. Tıbbi malzemeleri alarak, yaralı kadını bulmak için yola çıkar. Kadını bulduğu sırada Anne de onların ortamında belirir. Kız ve yaralı kadının yerini tespit eder. Bu sırada yaralı kadın bir droid görmenin verdiği rahatsızlık ile Anne’ye ateş eder. Anne Kadın’a müdahale ederek, silahına el koyar. Aynı zamanda kendi elektrik devreleri de zarar görmüştür. Yaralanmasının sonucunda açık yarası ve kurşunun yarattığı iltihap yüzünden Kadın’ın hayatta kalabilmesi tıbbi destek almasına bağlıdır. Kadın’ı revire götürürler. Olanlardan dolayı Kız suçluluk duymaktadır. Annesi de Kadın’ı tedavi etmek için revire gider. Bu şekilde bir robot tarafından tedavi görmeyi red etmektedir. Enfeksiyonu her dakika daha da kötüye doğru evirilmektedir. Kadın, Anne tarafından tedavi olmayı kabul etmez. Kız uzun zaman sonra kendinden başka bir insana denk gelmesi ve Kadın’ı kaybetmek istemediği için kendini ameliyata hazırlar. Kadını ameliyat eder. Daha sonrasında kadın dinlenmeye bırakılır. Kadının durumunun ne kadar kötü olduğunu öğrenir. Kız Kadın’a ait çantayı alır ve kendine ayrılmış alanda büyük merakla kurcalamaya başlar. İçinden mısır, boş su şişesi, bir kutu ve içinde karakalem çizimler olan Mars Tanrıları kitabı çıkar. İçindeki insan resimleri ile başka insanlarla ile tanışabilme potansiyeli Kız için bir umut yaratır.

Burada Kız, Anne’nin söylediklerini ve içinde bulunduğu yaşamı diğer bir insanla karşılaşınca sorgulamaya başlar. Kadın, dışarıda başka insanlarda olduğunu söyler. Anne gibi birçok robotun dışarıda olduğunu ve insanlara zarar verdiğini söyler. Kız, bu süreçte onu büyüten Annesi’nin ona zarar vermediğini düşünse de içinde merak oluşur. Anne, bu süreçte dışarıdan gelen bu yabancının kendini vurmuş olduğunu ve yalancı biri olduğunu kızına söyleyerek, dikkat etmesi gerektiğini söyler. Kadın ise mermileri gözünle gördün mü diyerek kızı yönlendirir. Kız da sorgulama isteği doğar. Bitirmesi gereken sınavına başlar ve sınavını tamamlar. Kızın sınav sonucu olarak:

Anne: Kızım, lütfen ailemizin yeni üyesini seçer misin? Diyerek kızdan bir embriyoyu seçmesi ister.

Anne: Çok sabırlıydın kızım ve çok karakterli davrandın.

Sorgulama isteği devam eden Kız, Anne’nin dosyalarına ve kendinden önceki iki kızın dosyasına denk gelir. APY01/APY02 Dişi. Dışarıdaki kötü havadan korunmak amaçlı ve mikroplara önlem olarak canlıları yakıldığı makineyi araştırmaya başlayan kız, orada daha önce yakılan cesetlere ait kemik parçalarını keşfetmesi ile Anne’ye olan güveni sarsılır. Kadın’ın dediği her şey daha mantıklı hale gelir. Kızdan önceki kızların yakılma sebebi olarak, Anne üst insanı mı arıyor? Kız, Kadın ile beraber oradan çıkmak için plan yapar. Fakat sınavının başarılı olması sonucunda ailesine yeni üye olarak seçtiği kardeşi suni rahim içindedir. Doğmasına saatler kalmıştır. Kardeşini de alıp öyle gitmek istese de, Kadın tarafından rehin alınarak, zarar verme tehditliyle Anne’nin kapıyı açması sağlanarak, tesisten çıkarlar. Dışarıdaki hava oldukça kirlidir. Kadın daha önce daha kötü olduğunu, gıda üretilmediğini ama artık mısır ve buğdayın büyüdüğünü iletir. Arka planda Anne, kızı yetiştirmiş ve dünya için yeniden başlamak üzere hazırlık yapıyordur. Kız ve Kadın bundan habersizdir. Kadın diğer insanların madende saklandıklarını, dışarıdaki robotlar tarafından saldırıya uğradığını söyleyerek, kızı manipüle etmiştir. Aslında gerçek deniz kenarında bir barakada yalnız yaşaması ve kendi yalnızlığına son vermek için Kız’ı manipüle etmesidir. İlk defa deniz görse de Kız, artık anne sorumluluğuyla kardeşine robota bırakmak istememektedir. Gidip ne pahasına da olsan kardeşi ve diğer tüm insan embriyolarını kurtarmakla kendini sorumlu hisseder. Aralarında geçen aksiyon dolu sahneler neticesinde Anne Kız’a şans verir ve kendi bilincindeki tüm droidleri tesisten uzaklaştırır. Kız’ın gördüğü bu olsa da, filmin sonunda başka bir droid Kadın’ı ziyaret eder. Tüm insanlar yok olmuşken senin hayattan kalman sence bir tesadüf mü? Şimdiye kadar diyerek, anladığımız üzere Kadın’ın yaşamına son verir. Kadın yüksek ihtimalle tesiste doğan sınavdan başarısız olan başka bir kızdır. Fakat amacı bencil insanın doğasını hatırlatmak ve insanın sosyal bir varlık olarak kendini var edeceğini kanıtlamasının bir aracıdır.

Post - hümanizm Tartışmaları Ekseninde Robot Tasviri

Filmin sahneleri ışığında filmimizi post-human kavramı çerçevesinde ve bu kavrama modern insanın verdiği tepki ölçüşünde inceleyebiliriz. Filmde görülen yapay zeka teknolojisi trans-hümanist bir teknolojinin ürünüdür. Adalet ve özgürlük gibi yüzyıllardır tartışılan iki kavramı; tartışmaktan yahut okumaktan daha kolay şekilde izlemekteyiz. Yani geleceğin getireceği mutluluk ve adalet ile robot teknolojisin insanı hayal ettiği aşkın bir yaşama taşıyacağı inancı ile oluşturulmuş bir felsefenin ürünü olarak robotlar karşımızda.

Sinema, izleyiciye diğer iletişim araçlarından daha fazla his bırakıyor. Multimedya kanalları ile izleyici o ana tanıklık ediyor. Teknolojinin insan yaşamına etkilerini, yapay zekaların bilinçsel gelişmeleri insanın ürettiği bir gerçekliktir. Aynı zamanda filmlere konu olan senaryodur. Bu sebeple bazı filmler gerçeklik bu kadar iç içe olup yaşanılan teknolojik gelişmeleri tasvir ederken bir yandan da toplum projeksiyonları yapmaktadır. İşte bu noktada filmlerdeki robot anlatısı, meseleyi bilimsel çalışmalar zemininden ideoloji zemine kaydırıyor. Dolayısıyla, yaşanılan gelişmeleri nasıl okuyacağımız, nasıl düşüneceğimizi ve ne hissedeceğimize yönelik kuramlar oluşuyor. İki ana kuram olarak değerlendirme yaparsak; trans-hümanizm olarak bir “-izm” oluşturmak, modernitenin iyimser doğasını yaşatmaktır. İnsanlığın ihtiyaç duyduğu gelişmeleri ve aksiyonları robotlaşma ile tamamlayacağımız fikri ve istenilen iyilik, mutluluk düzeyine erişeceğimiz inancıdır. Bu inancın en son basamağı ise dinsel bir alan ekleyerek, tinselleştirerek sonsuzluk hissi yaratmaktır. İkinci ele alacağımız bakış ise post-hümanizmdir. İçinde barındırdığı dinamiklerin çeşitli olmasına rağmen, en ilginç nokta kişilerin bedenini aşması dolayısıyla cinsiyetlerini aşması ve insanı sınırlandıran ikilemlerden çıkartması ve sınırlarını kaldırmasıyla tanımlayabiliriz. Örneğin kadın-erkek, makine-insan, Batı -Doğu gibi. Post-hümanizmin tarihselliği içerisinde birçok sosyoloğun da asıl altı çizilen hümanizm kavramıdır. Bu kavramın erkek egemen ideolojiye ve cinsiyetler arası eşitsizliğin altını çizmesi. İnsan olarak tanımlanan ve tartışılanın sınırlılıklarını aşan, bunu geride bırakan yeni kavram olarak post-hümanizmdir.

İlahi dinlerde evrenin için yaratıldığı fikri vardır. Bu fikirle insan kendini merkeze alır. Yine dinsel metinlerde insanlık Adem ile başlamıştır. İnsan kavramına denk düşen cinsiyetin erkek ya da bu anlama gelmesi şaşırtıcı değildir. Yıllar içinde insan – doğa çelişkisini insanın kazanması ile doğayı doğal olarak değil, kendi dilediğince şekillendirdi. Küresel ekonomi yarattı. En nihayetinde aşırılıkları ile evrenin sonun getirdi. Tüm bu yaratım gücüne kendine ait bilinci sayesinde erişti. İnsanın kendini başka bir benlikte ifade etme aracı olarak robotları kullanmaktadırlar. İnsanın kendine benzer bir şey üretip, kendini dışsallaştırması yaratıcı rolüne soyunmasının bir parçası olduğu gibi kendi sonunu da hazırlamasıdır. (Dağ 2018) Felsefi olarak bilim – kurgu anlatısı içinde, robotların kendi özerkliğini ilan etmesi; insan gibi kendi özerkliği üzerinde yoğunlaşan sonlu varlıkları rahatsız eder. İnsanı insan yapan merak bir özne olarak ötekiye dair sorgulamalar başlatır. Filmin ilk sahnesinde Anne’nin kendisini monte edebilmesi ve ileri sahnesinde de tüm droidlerle aynı bilince sahip olması, Anne’nin de insanlar gibi Tanrı rolüne soyunduğu gösteriyor. Kendi özerkliğini ilan etmesi ve verdiği kararlarla insanlığa etkisini filmde izlemekteyiz.

Filmin ilk sahnesinde hiç insan olmaması insanın kendi bilinçli eylemlerinin sonudur. Filminde ilk sahnesi olan uzun yıllardır bir nüfusun olmaması. Bu insanlığın yıkımının sonucu mu yoksa yapay zekanın bir ürünü mü olduğunu filmin ilerleyen kısımlarında öğreniyoruz. Bu kısımda ise filmde apokalips bir mekana dahil oluyoruz. Dinsel terminolojide “kıyamet” kavramına denk düşmektedir. Var olan düzenin sona ermesi, amacını taşıması anlamına eş düşer. Başka olan, yeni olan ve alışık olduğumuzdan daha teknolojik bir dünyaya film başlar başlamaz adım atmaktayız. Bu fikri Nietzche’nin ebedi döngünün bir parçası olarak da yorumlayabiliriz. Filmde bizlere tasvir edilen şey, yeninin modern olmanın verdiği motivasyon ile insan geleceğe odaklanır . Böylelikle felaketin mekânsal gerçekliğini ardında bırakarak, o felaketin küllerinden yeni bir dünya inşa eder. (apokaliptik) İnsanın bu eğilimi için tanımlanmış kavram ise anastilosis’tir. Tam da bu kavramlar üzerine bilim-kurgu metin ve senaryolarında “yeni dünya” tanımı yer almaktadır.

Kız: “Neden başka çocuk yok, anne.” Diye sorar.

Anne:  “Eskiden vardı, savaşlardan önce” Cevabını alır.

Kız: “Artık insan olmak istemiyorum.”

Anne: “ Neden?”

Kız: “ Her şeyi mafettiler.”

Anne: “ İnsanlar harika olabilirler.”

Kız: “Neden o halde sadece bir tane yaptın?”

Ve birlikte dondurulmuş embriyoların olduğu alana doğru giderler.

Anne’nin filmin ilerleyen sahnelerinden bildiğimiz üzere insanlığı insanlardan kurtarmayı kendisine amaç edindiğini biliyoruz. İnsan türünün sonunu getirmek amacında değil, kendisini aşan ve harika olabilecek insanlar yaratma fikrindedir.

Buradaki anlatıda yeni bir dünya fikri sonlanmış olan ile içindeki sıkı bağı yansıtır. İnsanların dünyanın sonunu getirdiği yıkımlar, yalnız büyüyen ve insanlığı geri isteyen bir kız çocuğu ve robot anne ile resmedilir. Bu arada yeni düzen kendini kabul ettirerek, olgunlaşma aşamasındadır. (apokaliptik) Sonunu getiren felaketlerle yaşamını bir eden olmak yerine, yeniden başlangıç izleyici sunulan bilim-kurgu filmlerinin apokalips gerçekliğidir. Yani ebedi bir döngünün parçasıdır.

Tepkileriniz Nedir?

like
5
dislike
0
love
2
funny
0
angry
0
sad
0
wow
2
Reklamlar
Reklamlar
Reklamlar