The Platform Sadece Bir Film Mi? Ya İçindeysek!

İnsanlar üçe ayrılır: yukarıdakiler, aşağıdakiler ve düşenler! Bir hapishanede geçen The Platform, Netflix'teki izleyicileriyle geçtiğimiz hafta buluşmaya başladı.

The  Platform Sadece Bir Film Mi? Ya İçindeysek!
Reklamlar
Reklamlar
Reklamlar

The Platform'da Neler Olup Bitiyor?

Ahlaksız yüce adam, ahlaksızlığın harika bir örneği ve cimri bir zengin de sadece bir dilenci olacaktır. Çünkü serveti elinde tutan kişi elinde tuttuğu için mutlu olmaz, harcadığı için olur. İstediği için harcadığı için değil, nasıl harcayacağını bildiği için mutlu olur.

İzleyiciyi distopik bir geleceğe götüren The Platform, her katta bir hücrenin, her hücrede iki kişinin olduğu dikey bir hapishanede geçiyor. Her gün sadece iki dakika bu dikey hapishanenin en üst katından aşağı yiyecek gönderiliyor. Üst kattakiler yiyecekleri ele geçirmek için zamana karşı yarışırken, en alt kattakiler açlık içinde her geçen gün biraz daha vahşi, biraz daha radikal hâle geliyor. Filmde üst kattakilerin alttakilere göre daha iyi beslendiği bu hapishanedeki bir mahkûmun, herkese yeterince yemek ulaşması için sistemde değişiklik yapmaya başlamasıyla yaşanan olayları konu alıyor.

Elma Metaforu:

PANOPTİKON’’ İLE ‘’İKTİDARIN GÖZÜ’’ GÖSTERGELERİ

Feodal tipteki bir toplumda siyasi iktidar esas olarak yoksulların senyöre ve zaten zengin insanlara vergi ödediği, aynı zamanda onlar için askerlik hizmeti yaptığı bir iktidardı.Fakat kişilerin ne yaptığıyla hiç ilgilenilmiyordu, siyasi iktidar buna, sonuç itibarıyla, ilgisizdi. Bir senyörün gözünde varolan şey, toprak, köyü, köyünde oturanlardı, ailelerdi, fakat bireyler, somut olarak, iktidarın gözüne gözükmüyordu. Bir an geldi ki, herkesin iktidarın gözü tarafından fiilen algılanması gerekli oldu, kapitalist türde bir toplum olsun istendi, yani mümkün olduğunda yaygınlaştırılmış, mümkün olduğunca verimli bir üretimle birlikte; iş bölümünde kimilerinin şu işi, kimilerinin bu işi yapmasına ihtiyaç olduğunda, halkın direniş hareketlerinin, ataletin ya da isyanın, doğmakta olan tüm bu kapitalist düzeni altüst etmesinden korkulduğunda, o zaman, her bireyin somut ve keskin gözetlenmesi gerekli oldu...

"Gözetleyicinin gerçekten orada olma imkanı ile aslında (eğer din adamları bu ifadeyi kullanmamı uygun görürse) görünen heryerdeliğini (Omnipresence: Tanrı’nın heryerdeliği) kastediyorum."

Filmde de iktidar olan gücü temsilen katlar ve mahkumlar  üzerinde yer alan hiyerarşik bir sınıflamaya tanık olmaktayız. Elmayı almak isteyen Goreng karakterimiz, Delik'in gözetleyicisi tarafından yoğun ısıya maruz kalarak, elmayı Platform'a geri atar.

 

Samurai Plus : Üretim Aracına Sahip Olanlar ve Olmayanlar

 

Marx'a göre, şekli ne olursa olsun, toplum insanların karşılıklı etkinliklerinin ürünüdür. İnsanlar isteklerine göre, herhangi bir toplum şeklini seçmede özgür değildir. İnsanın yeteneklerinin gelişmesinin belli bir durumu dikkate alındığında, buna karşılık olan bir ticaret ve tüketim biçimi anlaşılabilir. Belli bir üretim, ticaret ve tüketim gelişme devresi, yanında ona karşılık bir toplumsal alt yapı, aile, düzen, sınıflar, tek sözcükle sivil toplum getirir. Böyle bir sivil toplum da onun resmi ifadesi olan bir siyasal devlet yaratır. Toplum sadece kişiler topluluğu değildir; bu kişilerin birbirine karşı olan ilişkilerin toplamıdır. Köle ya da yurttaş olma kişiler arası toplumsal bir şekilde belirlenmiş bir ilişkidir. İnsan ancak toplum içinde ve toplum içinden geçerek köledir. Bu, işçi, köylü, kapitalist, bakkal, hırsız, zengin, fakir, ev sahibi ve kiracı için de aynıdır. Yoksul ile zengin, kapitalist ile işçi arasındaki fark ancak toplumsal açıdan vardır. Toplumdaki belli ilişkiler sonucu ortaya çıkan oluşumlar (yoksulluk, zenginlik, işsizlik, evsizlik, açlık), bu belli biçimin değişmesiyle değişir, ortadan kalkmasıyla onlar da kalkar.

Marx’a göre toplum, alt yapı ve üst yapıdan oluşmaktadır. Alt yapı ve üst yapı karşılıklı etkileşim içerisindedir ve alt yapı her zaman üst yapıyı belirlemektedir.

Filmde Trimagasi karakterinin bıçağınız zor durumlarda kendini korumak için ve gerektiği koşullarda üretimini gerçekleştirmesi(!)  için bir araç olarak kullandığı açıktır. Araca sahiplik, Platform yapısı içinde önem taşımaktadır. 1'den 303 'e kadar olan kast sisteminde araçlar kişilerin geleceğini tayin eder.

1 - 303: Toplumsal Eşitsizlik

 En ilkel insan topluluklarından en karmaşık insan topluluklarına varıncaya kadar tüm toplumlarda belli bir tabakalaşma düzeninin mevcut olduğu sosyolojik bir gerçekliktir. Tabakalaşmanın toplumsal eşitsizlikle göz ardı edilemez bir ilişkisi vardır. Buradan hareketle tabakalaşmayı, maddi ya da simgesel ödüllere erişebilme açısından toplumsal gruplar arasında ortaya çıkan yapısal eşitsizliklerin oluşum süreci olarak tanımlamak mümkündür. Günümüz toplumlarında görülen tabakalaşmanın en ayırıcı biçimini oluşturan toplumsal sınıflar, tarihteki tüm toplumsal tabakalaşma tarzlarından köklü bir biçimde ayrılır. Günümüze özgü bir tabakalaşma biçimi olarak sınıf sisteminin değerlendirilmesinde, bu sistemin toplumsal emek sistemin yeniden üretimini olanaklı kılan işlevinin yanı sıra, sahip olduğu özgül dinamizmden ötürü toplumsal yapının yapısızlaşmasına hizmet eden (yeni) işlevinin de göz önüne alınması gerekir.

1'den 303'e kadar giden Platform'da ilk kattakilerden nerdeyse 50. kata kadar yemek yetebilmektedir. Birçok kişi farklı şekillerde birçok katı deneyimlemiş bulunmaktadır. Buna rağmen yemekleri yerken saldırgan olmaya ve kaynakları dağıtım ve bölüşüm ilişkileri kapsamında eşitsizliğe devam etmektedir. 

Don Kişot – Cervantes “Bir çağın eleştirisi”

Dostoyevski’nin; “İnsan düşüncesinin son ve en yüce sözcüğü” olarak tanımladığı, Miguel de Cervantes’in hapishanede kaleme aldığı Don Kişot adlı eser, 1605 ve 1615’te iki bölüm halinde yayımlanmıştır. Cervantes, Dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer alan “Don Kişot’u, o günlerde çok tutulan şövalye romanlarına bir yergi olarak yazmıştır.
Ayrıca modern romanın ilk örneği sayılan “Don Kişot”, 17. yüzyılda çökmeye yüz tutan İspanyol feodal toplumunun eleştirel çözümlemesini de içerir.

Cervantes'in romanı gerçek bir edebiyat kuramının temelleri üzerinde yükselmeye çalışır. Tanrısal uyumun ve toplumdaki inanç birliğinin reddedilişi adaletle de, gerçekle de, güzellikle de bağdaşmaz… işte böyle bir toplumda destana da, şiire de yer yoktur. Böyle olunca da roman kuraldışı ve karmaşık bir tür olarak görünür. İçine dramatik ve lirik öğelerin karıştığı düzyazıyla kaleme alınmış bir destan…. Düzyazıyla kaleme alınmış romanın hedefi gerçeğe ulaşmak değil, gerçekmiş gibi olanı yansıtmaktır; kahramanın zihninde taşıdığı düş-gerçek karışımının kökeninden

Hapisliği verimli geçti Cervantes’in. Don Kişot’u burada tasarladı. 1605 tarihinde kitap yayınlandı ve sevildi. İlk birkaç hafta içinde kaçak olarak üç baskısı daha sürüldü piyasaya. Ancak, Cervantes Lemos kontunun himayesi altına girene dek parasızlık derdinden kurtulamadı. Geçimi kont tarafından sağlanan Cervantes, artık rahatça yazabilirdi öykülerini. 1613 yılında basılan “Novajeles ejampleres”te 13 öyküsü yer alır. 1614 tarihli “Vaje del Parnaso” ise yergi şiiridir. “Don Kişot”un ikinci bölümünü, bazılarının kitabı kendilerine mal etmeleri üzerine 1615’de yazar. 1616’da tamamladığı son yapıtı “Los trabojos de Persiles Sigusmunda”nın -(Persiles ve Sigismunda’nın Seyahatleri)- yayımlanmasından bir süre önce de ölür.

Ahlaksız yüce adam, ahlaksızlığın harika bir örneği ve cimri bir zengin de sadece bir dilenci olacaktır. Çünkü serveti elinde tutan kişi elinde tuttuğu için mutlu olmaz, harcadığı için olur. İstediği için harcadığı için değil, nasıl harcayacağını bildiği için mutlu olur.

 

Yönetimin katılmak isteyen birini reddetmesi konusunda yönetmenin cevabı "Goreng, The Platform'un yemeği. Onu, ne olursa olsun kabul ederlerdi. Ama görüşmenin yönetim tarafından yapılması Platform'a erişimin, aslında işkencelerle dolu olmasına rağmen arzulanan bir lüks olarak görünmesini sağlıyor. Eminim hepimiz buna benzer iş görüşmelerinden geçmişizdir." oluyor. The Platform, Netflix'teki izleyicileriyle buluşmaya devam ediyor!

 


Daha Fazlasını Görmek İçin Tıklayınız

Tepkileriniz Nedir?

like
9
dislike
0
love
3
funny
0
angry
0
sad
3
wow
2
Reklamlar
Reklamlar
Reklamlar