Uzun Bir Film Kısa Bir Dizi: Alef

Osmanlı Tarihi ve İslam Tarihinden alıntılar taşıyan bu dizide seri katilin izinden gidiyoruz.

Uzun Bir Film Kısa Bir Dizi: Alef
Reklamlar
Reklamlar
Reklamlar

Uzun Bir Film Kısa Bir Dizi: Alef

Blu TV'de yer alan dizinin tanıtımını ilk olarak sizlere ekleyelim. 

Osmanlı ve İslam Tarihi’nden izler taşıyan dizide, genç ve hırslı dedektif Kemal ile tecrübeli ortağı Settar, İstanbul’da işlenen gizemli bir seri cinayet vakasının peşine düşer. Hem kişisel hayatları hem de olaylara yaklaşımlarıyla birbirine tamamen zıt bu ikiliye, bir üniversitede öğretim görevlisi olan Yaşar da katılır. Ekip, cinayetleri çözmeye çalışırken buldukları her delille yüzyıllar boyu saklı kalan bir sır perdesini de aralar. Bu sır açığa çıkmaya yaklaştıkça, her bir karakterin geçmişinin hayaletleri de ortaya çıkmaya başlar.

 

Diziyi böyle anlatan Blu TV, çok büyük bir maceraya bizleri davet ediyordu. İlk üç bölüm ve kurgusu oldukça durağandı fakat ilerledikçe olayların akışı ve dinamiği değişiyordu. Her bölümden sonra durdurulmaz bir devam isteği ile bir günde başından sonuna dahil olduğum bir macera gibiydi. Ahmet Ümit'in romanlarının içinde gibi hissettiğiniz fakat dışarıdan yeni kavramları hemen google da aramak istediğiniz bir dizi. Sadece heyecanı ile sürüklemeyen bir yandan da İslam Tarihi'ne bir bakış sunan yapım bence keyifliydi. Eğer imkanınız varsa Türk sinemasında ne olup bittiğini zaman kaybetmeden siz de izlemelisiniz.

Türkiye’nin İlk Mistik Polisiye Dizisi

Dizi Osmanlı ve İslam Tarihi’nden izler taşıyor. Kenan İmirzalıoğlu dizide hırslı bir dedektif olan Kemal rolünü üstleniyor. Kemal’in ortağı ise Ahmet Mümtaz Taylan’ın canlandırdığı Settar karakteri. İki dedektif; İstanbul’da işlenen gizemli bir seri cinayet vakasının peşine düşüyor ve hikaye başlıyor. Bu vakayı çözmek için ikili bir üniversitede öğretim görevlisi olan Melisa Sözen’in canlandırdığı Yaşar karakterinden yardım alıyorlar. Ancak vakayı çözmeye çalışırken, yüzyıllar boyunca saklı olan bir sırrın kapısını da aralıyorlar.

Alef, aslında ötekileştirmeyi anlatıyor. Var olan içimizde olanı, içimizde olmasa da yakınımızda olanı kabul etmek ve bütünlük halinde yaşamayı anlatıyor.

Alef ne demek? İbranice'nin ilk harfidir. Gökyüzü ve yeryüzünün birleştiği  yer  gibi mistik anlamlar taşıyan Alef, diziye adını veriyor. Bu isimle öteki olmayı bir başkası olmayı ve bununla yaşamayı bazen de ölmeyi anlatıyor.

Alef'ten Kalan Kavramlar:

Vahdet-i vücûd / Varlık birliği : Tasavvuf düşüncesinde, yaratanla yaratılanın tek ve "bir" olduğunu savunan görüştür. Sûfilere göre kendiliğinden var olan (kaimun bizatihi) varlık (vücûd) birdir; o da Hakk Teâlâ'nın varlığıdır. Bu varlık ezelidir; çoğalma, bölünme, değişme, yenilenme kabul etmez. Ancak Hak, zatı itibarıyla değil; sıfat ve fiilleri itibarıyla bütün suret ve şahıslarda mutlak olmaktan çıkmaksızın ve asla değişikliğe uğramaksızın tezâhür ve tecellî etmektedir. İçinde farklılıklar ve değişme barındıran tüm evren ve içindeki canlı ve cansız her unsur, ancak O'nun varlığı ile ayakta durmaktadır. Yaratılışın amacı; Künt'ü, Kenz yani Gizli bir Hazine idim bilinmeyi istedim ifadesi bütün varlıkların ve tüm evrenin Tanrı'nın yansımaları olduğu anlamını taşır. Nefsini terbiye eden insan oğlu Şeriat, Tarikât, Marifet ve Hakikât kapılarından geçer ve en sonunda Hak ile Hak olur (birleşir). (Hulul) Hallac-ı Mansur ve Seyyid Nesimi'nin kendilerini ölüme götüren "En-el Hak" sözü, bu inancın yansımasıdır.

Vahdet-i şuhut : İmam-ı Rabbani (Ahmed Sirhindi/Müceddid-i Elf-i Sani) gibi önde gelen bazı sufi büyükleri de vahdet-i vücudun, sufinin Seyru Sülukta karşılaştığı ve Hak'kın varlığında kendi varlığını yok olmuş görerek sadece tek bir varlık olduğunu müşahede ettiği bir hal olduğunu, ancak bu halin daha üstün makamlarda aşıldığını, dolayısıyla da sufinin yaşadığı en üstün makam olarak görülmemesi gerektiğini söylemişlerdir. İmam-ı Rabbani, Vahdet-i vücut kavramına karşı vahdet-i şuhut (görünenlerin birliği) kavramını geliştirmiştir. Rabbani, evrenin varlığı ile mutlak varlık (Vücud-u Mutlak) olarak nitelediği Allah arasında kesin bir ayırım yapılması gerektiğini belirtir. Sufiler bu eleştirileri hem bazı ayet ve hadisleri kullanarak hem de vahdet-i vücudun Panteizm gibi bazı felsefi ekollerden farklarını ortaya koyarak yanıtlamaya çalışmışlardır. Bazıları da vahdet-i vücut için sadece içkinliği vurgulayan Panteizm değil, hem içkin hem aşkınlığı içeren Panenteizm tabirinin kullanımının daha doğru olduğunu ileri sürmüşlerdir. Vahdet-i vücut ile ilgili müstakil bir eser sahibi olan İsmail Fenni Ertuğrul (1855-1946) eserinde, vahdet-i vücutta, panteizmin aksine, Tanrı'nın evrenin bütünü, toplamı olmadığı, sadece evrenin ayrı bir varlığa sahip olmayıp Hakkın vücuduyla ayakta durduğu (kaimliği), evrenin varlık (vücud) itibarıyla Hak'kın aynı ise de eşyanın zat, hususiyet ve belirtileri (taayyünleri) itibarıyla Hakkın eşyadan ayrı olduğunu söyler. Tanrı'nın dışındaki her şey yani eşya, varlığını Hakkın varlığına borçludur ve bir an bile ona muhtaç olmaktan azade değildir. Yani evren panteizmde olduğu gibi bizatihi mutlaklık taşımamakta ve Hak'kın varlığı aleme ihtiyaç duymamaktadır. Ertuğrul bununla ilgili olarak Muhyiddin Arabi'nin şu ifadesini de aktarmaktadır: "Allah, Allahtır, alemin mevcut olması veya olmaması eşittir" [5] Vahdet-i vücut ile ilgili Panteizmle de ilişkili olan itirazlar arasında evrenin (alemin) ezeliliği (kadimliği) bahsi geçmektedir. Vahdet-i vücudu savunanlar, alemin Allah'ın ezeli ilminde bulunması sebebiyle ezeli olduğu ancak harici varlığı itibarıyla ezeli olmadığı (hadis) yönünde savunma getirmişlerdir. Füsus şarihlerinden olan Ahmed Avni Konuk, konuyla ilgili olarak şunları söylemektedir: Kevn-i câmi olan, insân-ı kâmil sûretiyle hâdistir ve hakîkat-ı rûhiyyesiyle ezelîdir.

VAHDET-İ MEVCUD: Allah ile evrenin birliğini savunan maddeci düşünce. Vücudiye de denilen vahdet-i mevcud, Batı felsefesindeki materyalist panteizmin İslâm dünyasındaki karşılığıdır. Görülen dünya lehine Allah'ın varlığını reddettiği için İslâm bilginleri tarafından dinsizlerin, zındıkların yolu olarak tanımlanır. Zaman zaman vahdet-i vücud anlayışı ile karıştırıldığı da görülür. Vahdet-i mevcud düşüncesine göre dışta bağımsız bir varlık ile var olan ruhlar ve cisimler evreni dışında bir Allah yoktur. Allah denilen varlık, evreni oluşturan varlıklar toplamından başka birşey değildir. Allah'ın evreni oluşturan varlıklara nispeti, külli bir kavramın cüzüne nispeti gibidir. Tanrı evrendir. Varolan her şey, bu evrenden ibarettir.

Dizi de bu kavramlara tarikatlara ışık tutulmuş Osmanlı döneminden günümüze dervişlerin ve inanışlarının bir yorumu verilmiştir. 

Oyunculuk ve Teknik Ekip

Kenan İmirzalıoğlu, İngiltere’de iyi bir eğitim aldıktan sonra ülkesine dönen ve Cinayet Büro’nun kıdemli dedektifi Settar ile birlikte çalışmaya başlayan Kemal’i canlandırıyor. Kemal, Türkiye’ye döndüğünde ailesinden yadigar kalan bir eve yerleşiyor ve kendini en rahatsız hissettiği yere geldiğini söylüyor. Bu evde çocuğu ve eşiyle ilgili bir sırrın peşine düşüyor.

Ahmet Mümtaz Taylan’ın hayat verdiği Settar karakteri ise cinayet şubenin en kıdemli komiserlerinden. Onu tanıyanlar için bir Avcı. Mesleğinin sonundayken gördüğü cesetler ne önceden gördüğü cesetlere, ne de katil önceden gördüğü katillere benziyor. Alef’te de en büyük avının peşine düşüyor.

Melisa Sözen’in canlandırdığı Yaşar ise bir İslam Tarihi doktoru. Akademi koridorlarında tarih incelemeleri yaparken bir anda kendisini sokaklarda işlenen gizemli cinayetlerin sırrını çözmeye çalışırken buluyor. 

Yönetmen koltuğunda ise Emin Alper oturuyor. Alef, Emin Alper'in ilk dizi projesi. Daha önce Kız Kardeşler, Tepenin Ardı, Abluka gibi filmleriyle tanınıyordu.  Emin Alper aynı zamanda bir tarihçi.  Dizinin senaristi ise Emre Kayış. Yapımcılığını ise Sarajevo Film Festivali’nde ödül alan May Productions üstleniyor.

Dizinin müziklerini, sufi müziğini etnik enstrüman ve sanatçılarla zenginleştirip elektronik müzikle harmanlayan Mercan Dede yapıyor.

Kendi dilimizde ve kültürümüzde yapılan bu yapım kalitesini ortaya koyuyor. Uluslararası listelerde kendine yer edinen, hemen hemen her bölümü IMBD'de 8 üzeri alan bu yapımı kaçırmayın derim!


Daha Fazlasını Görmek İçin Tıklayınız

Tepkileriniz Nedir?

like
5
dislike
0
love
2
funny
0
angry
0
sad
0
wow
2
Reklamlar
Reklamlar
Reklamlar