Zihninizin Farkında Mısınız?

Çevremizde olanlardan haberdar olmak için her gün haberler okuyoruz. Peki kendimizin farkında mıyız?

Zihninizin Farkında Mısınız?
Reklamlar
Reklamlar
Reklamlar

Mindfullness yani Türkçe anlamıyla zihinsel farkındalık, andan doyum almak olarak nitelenebilecek bir terim olarak hayatımıza son birkaç yılda yaklaşsa da asıl girişini pandemi ile gerçekleştirdi. Terim popülerliğini medyada yeni kazanıyor olsa da binlerce yıllık kadim bilgiden gelmekte.Milattan önce Budist öğretilerinin temelinde bulunan bu felsefe, batı toplumlarında sanayileşme ve modernleşme ile karmaşıklaşan hayatın çözümü olarak gün yüzüne çıkarıldı. Tabi bu sefer parasıyla.

Ülkemizde de Hollywood modeli şehirli yaşamların televizyonumuza gelmesiyle, oradan oraya koşuşturup her yere geç kalan, sözde modern ve üretken(!) bu yaşam tarzına aşık olduk, oluyoruz. E bu kadar koşuşturmanın içince nefes almak için durduğun bir dakikada beynini nasıl susturursun? İşte mindfullness yoluyla. Yani zihinsel farkındalık. Terimi de Hollywood yapımlarından aldığımız için, olur da bu farkındalık nasıl oluyormuş bir kursuna gideyim derseniz arama motoruna “Mindfullness” yazmalısınız. Yoksa durum vahim!

Geliş yöntemi yozlaşmış olsa da iyi bir çocuk aslında bu zihinsel farkındalık. Toprağından koparılan tüm çiçeklerin ölmesi gibi, kendi sesini duymayı unutan tüm insanlar bir noktada depresyon, anksiyete, panik atak gibi bir çok ruhsal problem ile baş etmeye çalışır hale geldi. Başımızı yastığa koyduğumuzda ya da kahve yaparken aklımıza gelen geçmiş yaşantılar, keşke şunu söyleseydim ya da bunu yapmasaydım dememiz; ne olacak bu gençliğin hali diye dertlenmemiz, bu yaza istediğim kadar fit görünecek miyim endişelerimiz, işte bunların hepsi farkındalıktan koptuğumuz anlar. Tüm korkularımız ve endişelerimizin çalıp oynadığı düşünceleri neden aklımıza getirip duruyoruz? Çünkü meşgul olmak hayatımızın her alanına işledi. Sizin yapılacak bir işiniz yoksa da beyninizin yazacak çok senaryosu var. Hele pandemi ilan edildiği, işlerin askıya alındığı ya da evlere taşındığı günlerde düşün düşün dur. Ya da düşünme, onun yerine bir şeyler atıştır. Yani duygularını, düşüncelerini yemek ile meşgul olarak ertele.

Popüler kültürden nasibini almış kuşaklardansanız, en sevdiğiniz Netflix şovunu izlerken bir yandan telefonunuzda sosyal medyayı baştan sona inceliyorsanız; ya da kitap okurken 2 sayfanın sonunda dikkatiniz dağılıyor ve aklınıza yapılacak başka şeyler geliyorsa durun! Durun ve mindful olun! Yani geçmişi de bırakın, geleceği de. Korkularınızı ve hırslarınızı bir kenara bırakın ve sadece yapmakta olduğunuz şeyin doyumuna ulaşmaya çalışın.

Bu kolay bir şey değil ama konsantrasyon gücünüzü geliştirebileceğiniz meditasyonlar ya da yoga gibi çalışmalar mevcut. Zihnimizi geçmişten ve gelecekten özgür bıraktığımız, akışta odaklı kalabildiğimiz gün belki bilişsel kapasitemizin ve enerjisel gücümüzün çok daha fazlasını kullanabileceğiz. Zihin gücü ile metal büken insanlar bile olabiliriz belki, kim bilir…

Anın tadına vardığımız, huzur ve sevgi yaydığımız günlere.

 

 

Tepkileriniz Nedir?

like
5
dislike
0
love
2
funny
0
angry
0
sad
0
wow
1
Reklamlar
Reklamlar
Reklamlar